Bir suçun mağduru olduğunuzda, adalet mekanizmasını harekete geçirecek ilk ve en önemli adım Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulacak şikayet dilekçesidir. Pek çok vatandaş, savcılığa hitaben yazılan dilekçeyi basit bir mektup gibi düşünerek olayı günlük konuşma diliyle anlatmaktadır. Ancak savcılar, önüne gelen binlerce dosya arasından 'suçun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığını' inceler. Eğer dilekçenizde eylemin TCK'daki karşılığı net olarak vurgulanmazsa, savcılık 'Hukuki İhtilaf' gerekçesiyle Takipsizlik (KYOK) kararı verebilir.
Örneğin, bir dolandırıcılık olayında sadece 'paramı aldı vermedi' demek olayı hukuki bir borç ilişkisi gibi gösterir ve dosya kapanır. Oysa dilekçede 'hileli davranışlar', 'iradenin sakatlanması' ve 'kasıt' unsurlarının delilleriyle birlikte işlenmesi gerekir. Hakaret, tehdit, şantaj veya yaralama gibi suçlarda da, olayın zamanı, yeri, tanıklar ve varsa dijital delillerin (ekran görüntüleri, ses kayıtları) sunuluş şekli soruşturmanın seyrini değiştirir.
Faillerin cezalandırılması ve mağduriyetinizin giderilmesi için etkin bir soruşturma yürütülmesini istiyorsanız, dilekçeniz hukuki bir dille yazılmalıdır. 'Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar' alıp üzülmemek adına, ceza hukuku terminolojisine hakim avukat desteğiyle hazırlanan suç duyurusu dilekçesi hizmetimizden faydalanın. Adaleti şansa bırakmayın.